Akşam Gazetesi’ne çıktık – “Bir çınar gölgesinde doğan dayanışma” – 16.06.2013

32

 

Bir çınar gölgesinde doğan dayanışma

İstanbul’da Ümraniye’nin arka taraflarına doğru yoldayız, arada durup esnafa “Çınardibi Kültür Derneği nerede?” diye soruyoruz. Kimse bilmiyor; tahminde bulunanların her biri de başka bir yöne doğru yönlendiriyor. Derneğin kurucularından Devrim Boran’ın telefondaki yardımıyla nihayet buluyoruz. Üç katlı bir evin girişinde küçük bir dernek… Havası, eski kıraathaneler gibi; birkaç masa ve arkada bir kütüphane. Önünde çoluk çocuk, yaşlı genç bir grup bizi bekliyor. Hep beraber bir masaya oturuyoruz. Boran ve diğerleriyle konuştukça anlıyoruz ki İstanbul’un ara sokaklarında kalmış bu mahalleli, küçük bir grup da olsa, herkese örnek olacak bir fark yaratmış. Belki sesleri iki sokak ötedeki esnafa kadar ulaşamamış ama Sabancı Vakfı’na, bir ulusal televizyona, radyoya, gazetelere ve oradan da ülkeye yayılmış…

Mahalle, metropollerdeki köyden kente göçün bütün kaosunu barındırıyormuş. “-Muş” diyoruz çünkü dernek kurulduğundan beri uyuşturucu, kumar, çeteleşme ve yabancılaşmaya karşı birlik olan mahalleli epey bir yol kat etmiş. Derneğin kuruluşunu, faaliyetlerini ve ara ara çıkarabildikleri Çınardibi Dergisi’ni Devrim Boran’dan ve orada bize eşlik eden mahallelilerden dinledik.

Çınardibi Kültür Derneği, 2006 yılı Kasım ayında kuruldu. Yola çıkmamızın bir amacı vardı. Mahallemizde yoğun bir şekilde yozlaşma yaşanıyordu. Sistemin halka dayattığı bir yozlaşma. Uyuşturucu, kumar, çeteleşme çok yaygın bir şekilde yaşanıyordu. Diğer yandan da mahalleli arasında yabancılaşma vardı. İnsanların arasındaki sosyal bağlar kopma noktasına gelmişti. Herkes bu durumdan rahatsızdı fakat ne yapılacağı konusunda hiç kimsenin bir fikri ya da çabası yoktu.

Özellikle gençler, bir şeyler yapmak istiyordu. Sosyal, kültürel zeminde bir alternatif yaratma amacıyla bu derneği kurduk. Bir ay boyunca toplantılar yaptık. Önce bir dergi hazırlamaya karar verdik. Dergi aracılığıyla mahallelinin kendini ifade edebilmesini sağlamak istedik. Bu dergi aracılığıyla insanları düşünmeye, üretmeye ve paylaşmaya yönlendirmek istedik. Herkes sorunlarını, duygularını, anılarını, onları onlar yapan her şeyi paylaşabilsin, anlatabilsin diye yola çıktık. 

Demokratik bir ortam kurduk. Her şeye oylama ile karar verdik. Bu toplantılara 12 yaşından 70 yaşına kadar 50’ye yakın kişi katıldı. Derginin adına, logosuna ve sloganına oylamalar sonucunda karar verdik.

Umut ile sevda ile düş ile… Aslında sloganımız bu değildi. Üçüncü sayıdan itibaren oldu. ‘Aydın bir umar eviyiz karanlıkta’ idi ilk sloganımız. Bu slogan daha sonra farklı yönlere çekilmeye başlandı ve yine oylamayla değiştirdik. Çünkü amacımız insanları birleştirmek ve bu amacımıza spekülasyonların gölgelemesine hiçbirimizin gönlü razı olmazdı. 

Dergi kendi parasını çıkardığı gibi derneği de ayakta tutuyor. Toplantılar sürerken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bilet fiyatlarını 1TL’ye indirmişti. Biz de bu fırsatı değerlendirelim dedik. Çünkü annelerimiz köyden gelmiş ve hayatlarında hiç tiyatroya gitmemişti. ‘Anneler çocuklarıyla tiyatroya gidiyor’ sloganıyla 200 kişiyi ‘Lüküs Hayat’ oyununa götürdük. Biletleri de 2 TL’den sattık. Kalan parayla da dergimizin ilk sayısını çıkardık. Şu anda dergi kendi kendini finanse ediyor hatta dernek için bir gelir kaynağı. Mahallede kapı kapı dolaşıp satıyoruz. Gönlünden ne koparsa… Son sayı, 2 bin tane basıldı; 1.600’e yakın dergi dağıtıldı. 7 bin 500 TL’ye yakın da gelir geldi.

Derginin belli bir yazar-çizer kadrosu yok. Çocuklar, amcalar, teyzeler ve gençler… Hepsi ne anlatmak ya da bu dergide ne görmek istiyorsa onu yazıyor, çiziyor. Bu yüzden şiirden hikâyeye, resimden gezi yazısına birçok şeyi dergide bulmak mümkün.

2009 yılına kadar derneğimizin bir yeri yoktu. O dönem, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak için kitap dağıttık. Mahalleliyi tiyatroya götürdük, mahalleye tiyatro topluluklarını getirdik. Yazlık sinema gösterimleri yaptık. Çocuklardan bir takım kurduk. Çınardibi Futbol Turnuvaları başlattık. Çınardibi Kültür Merkezi’niyse 2009 yılında açtık. 2007 yılından beri Çınardibi Dayanışma Şenliği yapıyoruz.

Bu merkezin en temel amaçlarından biri de çocukların eğitimine katkıda bulunmak. Bu yüzden kültür merkezini açtıktan sonra kurslar düzenlemeye başladık. 5-14 yaş çocuklara yönelik etütler düzenliyoruz. İngilizce, matematik, Türkçe, resim, halk oyunları, tiyatro, sinema, fotoğraf, bağlama gibi kurslar, gönüllülerden oluşan bir öğretmen kadromuz var. Bu kişilerin çoğu da mahalle dışından geliyor. Özellikle üniversite öğrencilerinden oluşuyor.

AKŞAM GAZETESİ WEB PORTALI :16 Haziran 2013 Pazar 02:00 | Son Güncelleme: 16 Haziran 2013 Pazar 02:00

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz