Cuma, Ekim 15, 2021
spot_img
Ana SayfaGenel1.Çınardibi Yazlık Sineması'nı düzenledik - 2008

1.Çınardibi Yazlık Sineması’nı düzenledik – 2008

1.ÇINARDİBİ YAZLIK SİNEMASI’ndan…

Çınardibi Kültür ve Dayanışma Topluluğu olarak, yoksulluk sınırının altında yaşayan mahallelinin sinemaya gitme olanağının bulunmayışını dert edindik. Halkımızın da sinema filmi izlemeye hakkı olduğunu düşündük. Ve ‘Madem öyle sinemayı halkın ayağına getireceğiz. Üstelik, bizi sinemadan yoksun bırakan parayı hükümsüz kılarak yapacağız!’ deyip kolları sıvadık. Ve “Çınardibi Yazlık Sineması”nı açarak, çıkarsız ve sevinç içinde sinema ile mahalleliyi buluşturduk. Sokaklar, yaz boyunca sinema afişlerimiz ile dolup taştı. Mahallecek bambaşka bir yaz yaşadık…

Haziran ayı başlarında yüzeysel bir tartışmanın ardından ilk adımı atmak üzere harekete geçtik. Müslüm arkadaşımızın önerisi üzerine açılış filmi olarak ‘uçurtmayı vurmasınlar’ belirlendi. Projeksiyon işyerinden araklanacaktı. Hafta içi film afişleri ile sokakları donattık. Ve 7 Haziran gelip çattı. Film elimize etkinlik günü ulaşmıştı ancak. Açılış gününün öğle üzerinde el ilanlarımızı ev ev dağıtarak mahalleliyi etkinliğe çağırdık. El ilanlarının dağıtılmasının ardından Esen Sokak üzerindeki boş arsayı yazlık sinemaya dönüştürmek için kolları sıvadık. Esen, Poyraz ve Atakan Sokak çocuklarından bir “sinema komitesi” oluşturup sandalye, bank ve tabure toplamak üzere kapı kapı dolaşmaya başladık. Sinema Komitesi’nin ilk başkanı 6 yaşındaki Rabia arkadaş oldu. Rabia Büşra arkadaştan sonra sırasıyla Feyza, Abdülhalik, Şeyma, Burak, Ahmet, Can, Gökhan ve diğer arkadaşlar devraldı görevi. Hummalı bir çabanın sonucu akşama doğru yüzden fazla kişinin oturabileceği kadar oturak taşıdık sinemamıza. Sonra da oturakları düzenleyerek sinemamızı hazırladık. Perde olarak bir tane beyaz sunta almıştık. Yetersiz bulup bir tane daha aldık. Ve iki beyaz suntayı üç katlı binanın sıvasız duvarına iliştirebilmek için saatlerce uğraştık. Saat 9’da başlayacağımız etkinliğe ancak 10’a doğru başlayabildik. Açılış konuşmasının ardından çocuklara pamuk helvası dağıttık. Ve film başladı… Birinci film gösterimi başarı ile tamamlanmış ve yol açılmıştı artık.

21 Haziran’da yine Esen Sokak’taydık. Etkinlik öncesinde arsayı kazma kürek ile düzelttik, yol ile arsa arasına iki merdiven yaptık. Filmi yansıtmak üzere sunta yerine perde kullanacaktık bu kez. Suntalar da boşa gitmedi elbette. Suntanın tekini üzerine ‘Çınardibi Yazlık Sinemasına hoş geldiniz! umut ile, sevda ile, düş ile’ yazarak yola yerleştirdik. Diğer suntayı ise ‘öneri panosu’ olarak değerlendirmeyi düşündük, ama düşüncemizi hayata geçiremedik… Sunta yerine perde almıştık ama saatlerce uğraşmamıza rağmen perdeyi duvar üzerine gerememiştik bir türlü. Olmuyordu ve olmayacaktı! Filmi doğrudan duvara yansıtmayı denedik. Sıvasız olmasına karşın oldukça iyiydi görüntü… Etkinliğe renk katmak için gösterim öncesinde mısır patlatıp halka dağıttık. İkinci film gösteriminde halktan gelen öneriler üzerine ‘Kibar Feyzo’ filmini izledik. …

5 Temmuz’da ise yine Esen Sokak’taydık. Gösterim öncesinde yolun üzerinde masa açarak Çınardibi Dergisi’nin yeni çıkan 8. sayısının dağıtımını yaptık. Üçüncü film gösteriminde halkın önerileri doğrultusunda Yılmaz Güney’in ‘Sürü’ filmini izledik.

“İki haftada bir yapacağız” diye duyurduğumuz film gösterimlerini özgüven ve deneyim kazanmamız üzerine haftalığa çevirdik.

12 Temmuz’da ise yoğun istek üzerine yine Esen Sokak’ta ‘çocuklara özel’ olarak ‘Kayıp Balık Nemo’ adlı çizgi filmi gösterdik.

Her şey yolunda gitmedi elbette. Afişini yapmamıza karşın 19 Temmuz’da ‘Son Ders’ filmini gösteremedik. Yorulmuş muyduk? Hayır! Boş verip sözümüze sahip çıkmamıştık yalnızca. Bazı sözler de tutulmamak üzere verilirdi zaten… Yolunda gitmeyen, söz verip de yerine getirememek değildi yalnızca. Daha önemli bir sorun ile karşı karşıya idik. Yazlık Sinema için mahalledeki en uygun yer Esen Sokak’taki boş arsa idi. Herkesi Esen Sokak’a çekmeyi ummuştuk. Oysa, Esen Sokak’a ancak civar sokaklardan insanlar geliyordu. Diğer sokak sakinleri ise iki adım ötelerini ‘uzak’ bellediklerinden üşenip sinemaya gelmiyorlardı. Hal böyleyken, sinemanın yerini değiştirmeye karar verdik. Üstelik Esen Sokak sakinlerine bir açıklama yapmadan verdik kararımızı… İkinci hedefimiz Özyavuz Çıkmazı idi!

26 Temmuz’da Özyavuz Çıkmazı’nda ‘Kabadayı’ filmini gösterecektik. Özyavuz Çıkmazı’nda filmi yansıtacağımız bir duvar yoktu. Duvar yoktu, ama perdemiz vardı. Bir bahçenin kapısına tahtalarla perdeyi gererek sahneyi kurduk. Ve gösterime başladık. Ancak 15 dakika kadar sonra başlayan yağmur nedeniyle etkinliği noktalamak zorunda kaldık. Sırıksıklam bir halde topladığımız sandalyeleri geri dağıttık. Ve yorgunluğumuzu atmak üzere çatıkatında toplandık…

2 Ağustos’ta yeniden Özyavuz Çıkmazı’nda idik. Hazırladığımız görevli kartlarını sinemanın düzenlenmesinde canla başla çalışan çocuklara dağıttık. Dördüncü film gösteriminde ‘Beynelmilel’ filmini izledik…

Sinema ile yetinecek değildik elbette. Tiyatro izlemek de hakkımızdı. 10 Ağustos’ta Esen Sokak’ta müzik dinletisi ve tiyatro gösterisinden oluşan bir etkinlik düzenledik. İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından kurulan Timis Oyuncuları, ‘yaşlı bir palyaço aranıyor’ adlı oyunu mahalleli için özel olarak oynadı…

17 Ağustos’ta ise yine Özyavuz Çıkmazı’ndaydık. Beşinci film gösteriminde ‘Gönül Yarası’ filmini izledik.

23 Ağustos’ta ise Esen Sokak’taydık. Altıncı film gösteriminde ‘Dondurmam Gaymak’ filmini izledik.

Ve başka sokaklara açılmanın zamanı gelmişti artık. Yönümüzü Yavuztürk Mahallesi’ne çevirdik bu kez.

30 Ağustos’ta derede bulunan Hisar Sokak’ta idik. Döndü ablanın yol kenarındaki gecekondusunun duvarına kurduk perdemizi. Sandalyeleri ise yolun diğer tarafındaki boş alana dizdik. Araç akışını kesmek için de yolu kapattık… Yedinci film gösteriminde ‘Kanal’ filmini izledik.

31 Ağustos’ta ise İTÜ Bilim Merkezi’ne bir gezi düzenledik.

6 Eylül’de ise Gümüş Sokak’taydık. Çalılarla kaplı arsayı temizledik önce. Sonra topladığımız sandalyeleri yola dizdik. Arsanın yanındaki duvara perdemizi gererek hazırlığımızı tamamladık. Film gösteriminden önce Özgür Celbiş arkadaşımız tarafından hazırlanan ve tarihçemizin anlatıldığı bir slayt gösterimi yaptık… Yedinci film gösteriminde ‘Pardon’ filmini izledik.

13 Eylül’de ise Çınardibi Sokak’taydık. Çınar ağacı ile sokak arasına perdemizi kurduk. Sokağın ortasına sandalyeleri dizdik. Ve Eren arkadaşımızın müzik dinletisi ile etkinliğe başladık. Eren’in ardından Ayşe yenge, Ayda ve Ramazan’ın söylediği türküler ile mahalleli hoş anlar yaşadı. Müzik dinletisi boyunca sahnenin arkasındaki perdede Cüneyt arkadaşımız tarafından hazırlanan ve amaçlarımızın anlatıldığı slayt sessiz olarak gösterildi. Müzik dinletisinin ardından slaytın sesli olarak gösterimi yapıldı. Ve film gösterimi başladı. Sekizinci film gösterimimizde ‘Canım Kardeşim’ filmini izledik…

20 Eylül’de Esen Sokak’ta yazlık sinemanın kapanışını yapmayı tasarlamıştık. Ancak, Karadeniz Caddesi gençliğinden ve Dumlupınar halkından gelen ‘bizim orada da sinema yapın!’ yönlü istek üzerine kapanışı bir haftalığına erteledik. 20 Eylül’de Karadeniz Caddesi’nde, 21 Eylül’de de Dumlupınar’da film gösterimi yapmaya karar verdik.

Dumlupınar’da yapacağımız etkinliği elimizde olmayan bir nedenden dolayı iptal etmek zorunda kaldık.

20 Eylül’de Karadeniz Caddesi’ndeydik. Hava muhalefetine rağmen perdemizi kurduk, sandalyeleri topladık ve alanı etkinlik için hazır hale getirdik. Müzik yayını ile başladık etkinliğe. Bir yağıp bir kesiliyordu yağmur. Yağmurun kesilmesini fırsat bilip ‘Dondurmam Gaymak’ filminin gösterimine başladık. Ancak yarım saat kadar sonra yağmurun şiddetlenmesi üzerine gösterimi iptal ettik…

Havanın erken kararması ve Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle Yazlık Sinemamız, resmen olmasa da fiilen kapanmış oldu.

Ortak çabamızın ürünü olarak varolan Çınardibi Yazlık Sineması, yarattığı değerler ile sinemanın ötesinde anlamlar yüklüdür. ‘Başka bir mahalle’ yaratma doğrultusunda attığımız büyük bir adımdır öncelikle. Mahalleli kimliğinin oluşumu açısından ‘ortak bir bellek’ yarattı. Aynı mahallede yaşayıp da yan yana gelme olanağı bulamamış yüzlerce insanı buluşturan bir ‘toplumsallaşma aracı’ olarak işlev gördü. Çocukların irade ve özgüven kazanmalarını sağladı. Hayatımıza renk kattı. Geleceğe umut saçtı…

Çınardibi Yazlık Sineması, 2009 yılında da sokakları şenlendirmeye devam edecektir…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

YORUMLAR